Sayın Adnan Oktar Türk İslam Birliği' nin önemine dikkat çekti; tarihi gelişmeler yaşanmaya başladı

Sayın Adnan Oktar gerek yazılarıyla gerekse kitaplarıyla Türk İslam Birliği ülküsünü hep gündemde tutan, Müslüman aleminin birliği ve beraberliği için büyük bir ilmi mücadele yürüten bir fikir önderidir. Özellikle son dönemde yaptığı açıklamalarda Türk İslam Birliği'nin kurulmasının artık çok aciliyetli olduğunu gündeme getirmiş ve bu yönde her türlü gayretin gösterilmesi gerektiğine işaret etmiştir. Sayın Oktar'nın fahri başkanlığını yaptığı Milli Değerleri Koruma Vakfı ve Bilim Araştırma Vakfı Türk İslam Birliğiyle ilgili olarak gazetelere sayısız ilanlar vermiş, kamuoyunun dikkati ısrarla bu konunun önemine çekilmiştir. Tüm açıklamaların ve ilanların ardından Türk İslam Birliği yönünde çok hızlı gelişmeler yaşanmaya başlanmış ve basında da bu konuyla ilgili eskiden rastlanmadığı kadar çok haber çıkmaya başlamıştır. Aşağıda bu haberlerden bazı örnekler yer almaktadır.


SAYIN ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TELEVİZYONUNA YAPTIĞI AÇIKLAMA

"Bu bir gönül birliği. Benim düşündüğüm Türk İslam Birliği'nde bütün devletler milli devlet olarak kalıyor hepsi. BU BİR GÖNÜL BİRLİĞİ YANİ BİR SEVGİ BİRLİĞİ, MUHABBET BİRLİĞİ VE ORTAK AKIL BİRLİĞİ mesela bir yerde bir terör olduğunda ortak karar alıp ortadan kaldırmak. Mesela ekonomik bir çıkmaz olduğunda ortak karar alıp bunu çözmek. AMA BURADA BİR ŞİDDETLİ AŞK GEREKİR. ŞİDDETLİ BİR COŞKU GEREKİR. Yani öyle resmiyetle olmaz bunlar. Bunlar coşkuyla heyecanla olur. Yani bir ülkeyi kurtarmaya kalkmak. Bir yerde terör olduğunda topluca karar vermek bunlar aşk gerektirir..." (Azerbaycan TV, 11 Haziran 2008)


TIMETURK: Peki siz, sizce bugünkü Müslümanların, genel olarak Müslümanlar en büyük sorunu nedir?

Adnan Oktar: Bölünme, yani bölünme çok tehlikeli, birbirlerini sevmeleri gerekiyor Müslümanların ya nasıl sevilmez, ben mesela Şii’lere bakıyorum son derece takva dindar insanlar, yani bu insanlara nasıl cephe alınır? Alevilere bakıyorum son derece dindar efendi ve insan sevgisiyle dolu bir insan bunlar. Ya bu insanlara nasıl cephe alınıyor ben anlamıyorum vahabiler dersen yine dine çok titiz insanlar. ALLAH’IMIZ BİR, KİTABIMIZ BİR, KIBLEMİZ BİR, HER ŞEYİMİZ BİR, AYNI PEYGAMBERLERE İNANIYORUZ, AYNI MELEKLERİ SEVİYORUZ. YANİ TAMAMEN SUNİ BİR AYRICALIK VAR. HALBUKİ İNSANIN MEZHEBİ AYRI OLUR, AİLELERİMİZ DE AYRI AMA BİRBİRİMİZİ  SEVİYORUZ. BİZ DOSTUZ, KARDEŞİZ, BUNUN ORTADAN KALKMASI LAZIM. Said Nursi  buna çok dikkat çekmiş, ihtilaf diyor, ihtilaf bi de zaruretler, insanların maddi ihtiyaçlardan kaynaklanan bel bükmeleri, boyun bükmeleri. Halbuki Müslüman açlıktan ölmez, hiçbir şey de olmaz. Allah’a tevekkül edip, Allah’ın yolunda Allah’ın rızası için gayret etmesi gerekir. AMA EN ÖNEMLİ KONU SEVGi, MÜSLÜMANLARIN BİRBİRİNİ SEVMESİ Hatta Allah’ın yarattığı her şeye karşı şefkat duymak. Yani dinsiz de olsa ona şefkat duyup onu kurtarmaya, korumaya çalışmalı. (TIMETURK, 24 Temmuz 2008)


SAYIN ADNAN OKTAR'IN MARDİN KANAL 47 TELEVİZYONUNA YAPTIĞI AÇIKLAMA

"TÜRK İSLAM BİRLİĞİ'NE RAMAK KALDI İNŞAALLAH. Azerbaycan ile birleşeceğiz, Suriye ile birleşeceğiz, Irak'la birleşeceğiz, Türkmenistan’la , Doğu Türkistan ile birleşeceğiz. KOSKOCA BİR TÜRK–İSLAM ALEMİ MEYDANA GELECEK İNŞAALLAH. BUNUN ARİFESİNDEYİZ. En fazla 10 yıl içinde çok ciddi gelişmeler olacak bunu göreceğiz hep beraber inşaAllah." (Kanal 47 Mardin, 28 Temmuz 2008)



Cumhuriyet, 3 Ekim 2008
Bugüne kadar Arap dünyasından, İran'ın ve İsrail'in de dahil olduğu bir birlik oluşturma fikri neredeyse hiç seslendirilmemiş hatta böyle bir fikirin düşünülmesi dahi garip karşılanmıştır. Ta ki, Sayın Adnan Oktar'ın bölgedeki tüm ülkeler için kardeşlik ve barış çağrılarına kadar. Sayın Adnan Oktar açıklamalarında hem Şii, Sünni, Alevi, Vahabi tüm Müslümanların ittifak etmeleri gerektiğini söylemekte hem de bu ittifakın İsrail gibi bölge ülkelerine de kapısının açık olması, onları koruyuculuğuna alması gerektiğini ifade etmektedir. Bahreyn Dış İşleri Bakanı'nın Avrupa'da da yankı uyandıran açıklamaları, Sayın Adnan Oktar'ın söyledikleriyle birebir uyum göstermektedir.


Adnan Oktar: Türk İslam Birliği'ni hızlandırmak lazım. Çok süratlendirmek lazım… Bu tabi ki İsrail’inde ferahlaması demektir. Bütün bölgede çatışmanın bir anda durması demektir. Çünkü Filistin de biliyorsunuz ızdırap içinde, ama İsrail de ızdırap içinde çünkü her an başlarına bomba düşmesi ihtimali oluyor. Her an bir şey olması ihtimali var. Duvarların içinde yaşıyor İsrail. Adeta esir oldular, kendi kendilerini esir ettiler. Duvarın içine hapsettiler. Yıkalım o duvarları açalım. Gürül gürül oraya ticaret arabaları gitsin. Otobüsler gitsin, kamyonlar gitsin. Gemiler gitsin deniz yoluyla bir ferahlık olsun… Bu sevgiyle olur, dostlukla olur... (Asia RFA Radyosu, 14 Haziran 2008)


Denge TV, 3 Temmuz 2008

Adnan Oktar: … Yani devletler çok zengin. Muazzam bir petrol geliri var. Muazzam bir kültür atağı olabilir. Müslüman ülkelerin hepsi müthiş gelire sahip olmalarına rağmen halk fakirdir. Bütün İslam ülkelerinde böyledir halk fakirdir. Ve yaşam kalitesi düşüktür. Yani ekseriyetle böyledir. Halbuki bunun için hiçbir sebep yok. Ama bir Türk İslam Birliği oluşsa. Aklı başında bir Türk İslam Birliği Meclisi oluşturulsa bu sorunlar dertler kökünden ortadan kalkar. Ve İslam ahlakının dünyaya hakimiyeti an vesilesi olur. Ve yıldırım gibi oluşur. Onun için birlik konusunun üstünde çok durulması lazım. Bütün Türk Devletleri ki hepsi müslümandır aşağı yukarı ve bütün müslüman devletleri tek bir çatı altında toplayıp. Böyle bir Türk İslam Natosu gibi, TÜRK İSLAM ORTAK PAZARI GİBİ BÜYÜK BIR YAPILANMA İÇERİSİNE GETİRMEK, hepsini milli devletler olarak ayrı ayrı tutmak, yani devletlerin değişmesine gerek yok. Sistem içerisinde akılcılığı, samimiyeti aşkı ve şevki esas tutmak. Resmi uslubu kaldırmak çok önemli. Yani resmiyet ruhu kırar. Resmiyetten kaçınmak lazım. Aşk bir, samimiyet iki. Son derece aşk içinde, samimiyet içerisinde bu işlerin hallolması lazım.


SAYIN ADNAN OKTAR'IN İSLAM BİRLİĞİ'NE ÇAĞRI (I. Baskı Ağustos 2003)
KİTABINDAN ALINTI

İslam Birliği de, üye ülkelerin ulusal bağımsızlıklarını ve milli sınırlarını muhafaza ettikleri, her ülkenin kendi ulusal hak ve çıkarlarını koruyabileceği bir yapı olmalıdır. Ama tüm bu egemen ülkeleri, ortak bir "İslam kültürü" içinde birleştirecek bir vizyon, bu vizyon uyarınca ortak politikalar geliştirecek ve uygulayacak karar ve yürütme organları oluşturulmalıdır. Amaç, devletlerin yapısal olarak birleşmeleri değil, ortak politika ve menfaatler çevresinde birleşilmesi ve bu politikaların hayata geçirilmesinde birliğin yaptırım gücünün olmasıdır…

İslam Birliği değişen siyasi koşullara kolaylıkla uyum sağlayabilecek bir esnekliğe ve gerekli stratejileri geliştirebilecek bir ileri görüşlülüğe sahip olmak zorundadır. Dünyadaki gelişmeler karşısında yalnızca reaktif tepkiler veren, kınamak ya da kanaat belirtmekle yetinen bir organizasyon değil, inisiyatif kullanabilen aktif bir merkeze ihtiyaç duyulduğu açıktır. Bu merkezin sürekli takip ve koordinasyon görevini üstlenmesi, faaliyetlerinin tüm üye ülkelerin menfaatlerini kuşatıcı olması gerekir. Bu birlik   tüm gelişmeleri objektif bir yaklaşımla değerlendirerek, tüm İslam dünyasının taleplerini göz önünde bulundurmalıdır. Üye ülkeler arasında oluşabilecek bunalımları giderici, çıkar çatışmalarını ortadan kaldırıcı ve Müslümanların diğer toplumlarla ilişkilerinde onları koruyucu bir mekanizma olarak görev yapacak İslam Birliği, İslam dünyasının kültürel, ekonomik ve siyasi etkinliğini artıracaktır.

İslam Birliği'nin Müslümanları tek bir güç haline getirebilmesi ve Müslüman ülkeleri birbiri ile bütünleştiren bir yapı olabilmesi için, çağdaş toplumsal değerleri koruması, hukuka ve insan haklarına saygılı olması, demokratik anlayış üzerine inşa edilmesi de son derece önemlidir. Bu değerlerin İslam ahlakının özü olduğu unutulmamalıdır.




Milli Gazete, 6 Haziran 2008



Adnan Oktar: Çözüm bütün İslam aleminin bir araya gelmesi Türkiye’nin öncülüğünde BİR BÜYÜK TÜRK-İSLAM BİRLİĞİNİN OLUŞTURULMASI TÜRKİYE’NİN SÜPER DEVLET OLARAK BÖLGEYE AĞIRLIĞINI KOYMASI ve bütün İslam alemini kardeşi olarak, öz kardeşi olarak çok iyi kollayıp koruması onların ekonomik yönden siyasi yönden güçlenmelerini sağlaması, bütün Türk alemi ki onların da tamamı müslüman aşağı yukarı onları da koruyuculuğu altına alması, ve bölgede bir süper devlet olarak anarşiyi terörü tamamen durdurması. Büyük bir medeniyet hamlesi yapılması Hz. Süleyman devrine benzemeye çalışan bir gayret içinde olmamız çözüm bu. (Al Baghdadi TV, 30 Nisan 2008)




Vakit, 7 Temmuz 2008




Milli Gazete, 7 Temmuz 2008




Vakit, 9 Temmuz 2008




Vakit, 9 Temmuz 2008


Kuşadası TV, 14 Temmuz 2008

Sunucu: Türk İslam Birliği ile ilgili bize neler söyleyebilirsiniz, yani birçok kişi bunu ütopik olarak değerlendiriyor. Birçok kişi böyle bakıyor olaya. Bunun olacağına gerçekten inanıyor musunuz?

Adnan Oktar: Şimdi Konya, İzmir, Adana Allah esirgesin bizden ayrı olsaydı, bizde deseydik ki "Ya biz kardeşiz, nasıl oluyor bu iş? Biz birleşiriz." Bir de dese ki, "Ya bu ütopik, olur mu öyle şey, ne alakası, bunlar ayrı ayrı" dese, bunun bir mantığı var mı, yok. Aynı şekilde Türk devletlerinden de bizim ayrı olmamızın hiçbir mantığı yok. Yani aynı dindeniz, aynı dili konuşuyoruz, aynı ırktan geliyoruz. Her şeyimiz aynı. Kültürümüz, ananemiz, örfümüz, yani ayrı olması için hiçbir sebep yok. Onun için bu ülkelerin arasında, Türk devletlerinin ve İslam ülkelerinin arasında bir kere pasaport olayının kalkması gerekir, vize olayının da kalkması gerekir. İstediği gibi gidip gelsin insanlar. TİCARET ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN, BAĞLANTILAR ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN. Avrupa Birliği’nde oluyor da bu Türk İslam Birliği’nde niye olamıyormuş? Avrupa Birliği’nde isteyen istediği ülkeye gidiyor, istediği gibi yerleşiyor. Pasaport kullanmıyor, vize de kullanmıyor. Peki biz kardeşler olarak niçin bunu yapamıyoruz? Yani hiçbir sebep yok, tabii ki olur. En güzel manzaraları olan, en güzel coğrafyası olan ülkelerdir Türk İslam devletlerinin olduğu ülkeler ve dünyanın en zengin maden kaynakları bu coğrafyada. EN ZENGİN PETROL KAYNAKLARI BU COĞRAFYADA. UN VAR, YAĞ VAR, ŞEKER VAR, SADECE HELVA YAPILACAK. BU BÜTÜN TÜRK HALKININ İSTEĞİ. Biz Azerilerle konuşuyoruz mesela Azerbaycan can atıyor Türkiye ile birleşmek için. Bugün Türkiye kabul etsin yani nerdeyse yirmi dört saatte kırk sekiz saatte kabul ederler. Suriye, bugün Türkiye teklif etsin, Türkiye ile birleşin diye, hemen kabul eder Suriye. Onun için Türk halkının bunu şiddetle isteyip özellikle sivil toplum kuruluşlarının bunu gündeme getirmesi sonucunda bu hükümete teklif olarak getirilirse konu biter. İnşaAllah.


Adnan Oktar: Bu kadar doğal. Dinimiz bir, dilimiz bir, her şeyimiz bir, aynı köklerden geliyoruz kardeşiz fakat ayrıyız. Bugün Azerbaycan’a desek ki hadi birleşelim. Bir gün düşünmezler kabul ederler. Yani bunun sadece resmi olarak talep edilmesi gerekiyor. Yani iki devlet bir millet olarak, çok rahat birleşebiliriz. Hiçbir engel yok. Kazakistan da öyle Kırgızistan da öyle Türkmenistan da öyle, Doğu Türkistan da öyle hepsi rahatlar ve bu birleşmenin sonucunda İslam alemi de öyle Irak, Suriye can atıyorlar Türkiye ile birleşmek için. Bütün mesele Türkiye’nin bunu açıkça ortaya koymasında yani adı konulması gerekiyor. Sadece talep olması yeterli. (Çay TV, 23 Temmuz 2008)




Dünya Gündemi, 27 Temmuz-3 Ağustos 2008




Anayurt, 31 Temmuz 2008




Vakit, 7 Eylül 2008


Adnan Oktar: Türk- İslam birliğinin olmadığı dönem hep acı dönemi olacaktır. Yani bunun çaresi yok. Bunu Kafkaslarda da görürüz, başka bölgede de görürüz, halen görmeye devam ediyoruz. Bunun önü sonu kesilmez, bu kan durmaz. Bunun tek çözümü Türk- İslam Birliğidir. Bunu geciktirmek vebal altında bırakır insanları. Onun için, bizim millet olarak, Türk milleti olarak bunun için var gücümüzle Kazakistan, Azerbaycan, Türkiye, Doğu Türkistan, bütün Türk Devletleri, Kırgızistan, hepimiz bir kere bu birliği acil bir araya gelip halletmemiz gerekiyor. Geçen her gün zararımıza ve aleyhimize olur Allah esirgesin. Bakın bugün Gürcistan’da akan kanlar, Abhazların sıkıntısı, Rusların çektiği ızdırap, bunların hepsinin kökeninde Türk-İslam birliğinin olmaması yatıyor. TÜRKİYE BUGÜN TEKLİF ETSİN, İKİ DEVLET, BİR MİLLET OLARAK AZERBAYCAN’LA BİRLEŞELİM DİYE İNANIN 24 SAAT SONRA BUNUN CEVABI OLUMLU GELİR. İNŞAALLAH. SURİYE İLE DE ÖYLE, IRAK İLE DE ÖYLE, YANİ BUNU KABUL ETMEYECEK HİÇBİR İSLAM ÜLKESİ YOK, HİÇBİR TÜRK DEVLETİ YOK. Böyle bir bereketli, güzel, huzurlu birliği birisinin reddetmesi için yani ruhen bir rahatsızlığı olması gerekir. Akıl alacak gibi değil bu. Bütün dünyanın lehine biz bu yolda devam ediyoruz, inşaAllah bu birlik gerçekleşecek... (Azerbaycan APA Haber Ajansı, 16 Ağustos 2008)


Adnan Oktar: "Açık açık söylüyorum ki ben buradayım, en fazla 10 yıl içerisinde olağan üstü olaylar olacak inşaAllah. Çok güzel neticeler alacağız inşaAllah. Fakat kardeşlik bağlarını güçlendirelim, çok samimi olalım. Allah’tan çok korkalım, Allah’ı çok sevelim, Kuran’ı çok iyi kavrayalım, devletimize sadık, milletimize sadık, bölünmeye şiddetle karşı olan biz büyümeci olacağız, küçülmeci değil inşaAllah. O yönde olacağız. Çok güzel gidişatımız inşaAllah. Milletimiz de güzel, Türkiye de güzel, insanlarımız da güzel. Netice de çok güzel olacak inşaAllah." (Hatay TV, 7 Eylül 2008)


ADNAN OKTAR: Filistin'in kurtuluşu bize bağlı, İsrail’in kurtuluşu da bize bağlı, İsrail de bizle rahat edebilecek durumda, Ermenistan da, Türkistan da, Tacikistan da, İran da, Pakistan da hepsi bizle kurtulacak görünüyor. Fas, Tunus, Cezayir bayram yaparlar Türkiye lider olursa. ONUN İÇİN BU GÖREVİ ARTIK GECİKTİRMEYELİM. TÜRKİYE BU GÖREVE BİR TALİP OLSUN. Bakın kimse itiraz edecek mi? Türkiye çıksın desin, "Biz talibiz bu göreve", "Hayır arkadaş, ben bunu kabul etmiyorum" diyen kimse çıkmayacak. Herkes bunu istiyor. (Konya TV, 28 Şubat 2008)




Dokuz Sütun, 26 Mart 2008



Dokuz Sütun, 26 Mart 2008



Adnan Oktar: … Mesela eskiden Türk Birliği düşüncesi pek yoktu. İslam Birliği düşüncesi de pek o kadar yoktu. Son zamanlarda dikkat ederseniz. Türk- İslam Birliği düşüncesi çok yaygınlaştı. Bu düşünce içerisinde tabi, biz hepimiz Hz. Adem’in evlatlarıyız. Yani bütün İslam alemi tek bir yürektir. Bütün Türklük alemi tek bir yürektir. Hiç birinin birbirinden farkı yoktur. Ama hizmete talip olma noktasında, Türklerin öncü olmasının ideal olacağını düşünüyorum. TÜRK MİLLETİ’NİN ÖNCÜ OLMASININ İDEAL OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM. Çünkü hakikaten tarihe de baktığımızda hep öyle olmuş. Osmanlı döneminde de hep onlar bu işe gönül vermiş ve öncülük etmiş bunun çilesini çekmiş insanlar. Onun için benim gördüğüm onlar layık buna inşaALLAH. Türkler layık, bizler layığız. Bizlerin bunu yapmamız gerekiyor. (Denge TV, 3 Temmuz 2008)




Türkiye, 1 Eylül 2008


Adnan Oktar: Mesela, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan’ın Türkiye’ye son zamanlardaki yaklaşımı çok net, çok sarih. İsrail diyor ki, "siz," diyor "10 asker 1 tane çavuşla bölgeyi yönetiyordunuz", "biz bu kadar askerle burayı yönetemiyoruz" diyorlar. Ve Osmanlı döneminin özlemi içerisindeler. Suriye alenen Türkiye ile birleşmeyi istiyor, alenen. Yani, bugün resmi teklif yapılsın bir haftanın içinde karar verir Suriye adeta öyle bir konumdalar. Irak zaten kan gölü gibi biliyorsunuz. Yani Türkiye’nin ağabeylik yapması durumunda, Irak anında süt liman olur ve konu tamamen kökünden hallolur. Bunu hepsi görüyor. Filistinden gelen heyetler, Türkiye'ye gelen heyetler hep bunu teklif ediyorlar ve hep bunu talep ediyorlar. Türkiye’nin ağabeyliği çok hayati hale geldi artık bu bölgede… Bir boşluk var. Bu boşluğu ancak Türkiye doldurabilecek konumda. Bu da zaten insani, ahlaki ve imani bir görev. Türkiye de bu göreve zaten talip. Osmanlı'dan gelen bir mirasın devamı olarak bunu yapacak bunu herkes görecek inşaAllah. (Kıbrıs Ada TV, 1 Ağustos 2008)




Yeni Şafak, 3 Aralık 2007




Zaman, 12 Mart 2007




Türkiye, 13 Mart 2007




Milli Gazete, 15 Mart 2007





Milli Gazete, 2 Mart 2007





15 Haziran 2004
2008-10-24 01:11:15

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top